İçeriğe atla
01

Dubai Değerlendirmesi

Türk girişimcilerin global sahneye çıkışı artık istisna değil, güçlü bir eğilim. Yurtdışında kurulan Türk kökenli girişimlerin son yıllarda çektiği milyar dolar seviyesindeki yatırımlar ve çıkardığı unicorn’lar bunun kanıtı. Peki hangi pazar, hangi girişim profili için doğru tercih? Girişim Desteği olarak en çok talep gören beş pazarı; ekosistem gücü, fon erişimi, maliyet yapısı ve Türk girişimciler için pratik avantajlar ekseninde değerlendirdik. Yurtdışı şirket kuruluşu hizmetlerimizi bu ülkelerin her birinde çözüm ortaklarımızla birlikte yürütüyoruz.

02

Almanya: Avrupa’nın Sanayi ve B2B Kalesi

Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi olarak özellikle B2B, endüstriyel teknoloji ve derin teknoloji girişimleri için güçlü bir zemin sunar. Berlin, Avrupa’nın önde gelen startup merkezlerinden biri; Münih ise otomotiv ve sanayi bağlantılı teknolojilerde öne çıkıyor. Kurumsal müşteriye satış yapan girişimler için Alman sanayisinin ölçeği eşsiz bir pazar demektir. Devlet destekli finansman araçları ve gelişmiş hızlandırıcı ağı da erken aşama girişimlere alan açar. Dikkat edilmesi gerekenler: göreli yüksek işgücü maliyeti, güçlü regülasyon kültürü ve kurumsal satış döngülerinin uzunluğu. Almanya’daki geniş Türk diasporası ve iki ülke arasındaki yoğun ticaret hacmi, Türk girişimciler için hem pazar bilgisi hem ağ avantajı sağlar.

03

İngiltere: Fintech ve Sermayenin Merkezi

Londra, Avrupa’nın en derin risk sermayesi havuzuna sahip şehri olmayı sürdürüyor.

Fintech, yapay zeka ve SaaS alanlarında Londra ekosistemi; yatırımcı yoğunluğu, yetenek çeşitliliği ve İngilizce iş ortamıyla global ölçeklenmenin doğal üssüdür. Şirket kuruluşunun hızı ve düşük maliyeti, İngiltere’yi “global yapı kurma” tercihlerinde öne çıkarır; birçok Türk girişimi de yatırım turlarını İngiltere veya benzeri yapılar üzerinden almayı tercih ediyor.

Değerlendirmede göz önünde tutulması gerekenler: Londra’nın yüksek yaşam ve operasyon maliyeti ile Brexit sonrası AB pazarına erişimin ayrı planlama gerektirmesi. Buna rağmen sermayeye erişim söz konusu olduğunda İngiltere, Avrupa’daki en güçlü seçenek olmaya devam ediyor.

04

İspanya: Yükselen Ekosistem, Erişilebilir Maliyet

Barselona ve Madrid; turizm teknolojileri, mobilite, oyun ve tüketici uygulamaları alanlarında canlı birer merkez haline geldi. Startup’lara yönelik özel yasal düzenlemeler ve girişimci vizesi uygulamaları, uluslararası kurucuları çekmeyi hedefliyor. İspanya’nın en somut avantajı maliyet-yetenek dengesidir: Batı Avrupa standartlarında yaşam kalitesini, Londra veya Berlin’e göre daha erişilebilir maliyetlerle sunar. Ayrıca İspanyolca üzerinden Latin Amerika pazarlarına açılan kapı olması, global büyüme planlarında stratejik değer taşır. Fon derinliği İngiltere ve Almanya’ya göre daha sınırlıdır; büyük turlar için genellikle uluslararası yatırımcılara ihtiyaç duyulur.

05

Amerika: En Büyük Sahne, En Sert Rekabet

ABD, tartışmasız biçimde dünyanın en büyük risk sermayesi pazarı ve teknoloji girişimleri için nihai ölçeklenme sahnesidir. Küresel VC yatırımlarının en büyük payı ABD’de gerçekleşiyor; yapay zeka odaklı mega turların neredeyse tamamı bu pazardan çıkıyor.

Silikon Vadisi derin teknoloji ve yapay zekada, New York fintech’te, Austin ve Miami yükselen merkezler olarak öne çıkıyor. Delaware şirket yapısı, global yatırımcıların en aşina olduğu format olduğu için birçok Türk girişimi ABD ana şirket (flip) modeliyle yatırım alıyor. Buna karşılık ABD; en pahalı operasyon ortamı, en rekabetçi yetenek piyasası ve en talepkâr yatırımcı beklentileri anlamına da gelir. ABD’ye açılmak, “pazarı denemek” değil, tam kaynak ayrılmış bir stratejik hamle olarak planlanmalıdır.

06

Dubai: Vergi Avantajı ve Bölgesel Sıçrama Tahtası

Dubai ve genel olarak BAE, son yıllarda bilinçli devlet politikalarıyla küresel girişimcileri çeken bir merkez inşa etti. Serbest bölge yapıları, düşük vergi ortamı ve hızlı şirket kuruluşu en somut avantajlar. Dubai; fintech, e-ticaret, lojistik ve Web3 alanlarında bölgesel bir üs işlevi görüyor ve Körfez, Güney Asya ile Afrika pazarlarına açılan stratejik bir kapı sunuyor. Golden visa benzeri uygulamalar kurucular için uzun vadeli oturum kolaylığı sağlıyor. Değerlendirilmesi gereken yönler: iç pazarın görece küçük olması, ekosistemin ABD ve Avrupa’ya göre daha genç olması ve yetenek havuzunun büyük ölçüde uluslararası transferlere dayanması. Türkiye’ye coğrafi yakınlık ve güçlü uçuş bağlantıları, Dubai’yi Türk girişimciler için operasyonel açıdan pratik bir tercih haline getiriyor.

07

Hangi Pazar Sizin İçin Doğru?

Doğru cevap girişiminizin profiline bağlıdır: Kurumsal B2B satıyorsanız Almanya, sermaye arıyorsanız İngiltere veya ABD, maliyet-etkin Avrupa üssü istiyorsanız İspanya, bölgesel ticaret ve vergi optimizasyonu hedefliyorsanız Dubai öne çıkar. Çoğu zaman en iyi strateji tek ülke değil, doğru sıralanmış bir kombinasyondur. Girişim Desteği olarak yurtdışı şirket kuruluşu, pazar araştırması ve uluslararası iş geliştirme süreçlerini bu ülkelerin her birinde deneyimli çözüm ortaklarımızla yürütüyoruz. Global yol haritanızı netleştirmek için online danışmanlık modülümüzden uzmanlarımızla görüşme planlayabilirsiniz.

Hemen başlayın

Global Startup Pazarları için ilk adımı atın